Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Kaç TL? Cebimizde Kaldı mı, Kalmadı mı?
Bazen hayat gerçekten bir köprü gibi oluyor. Bir tarafta “Güzel bir gün olacak!” dedikçe gülümsediğimiz sabah, diğer tarafta “İstanbul trafiği yıkacak mı?” kaygısıyla gerginleştiğimiz anlar. İşte böyle bir anda, sabah işe gitmek için evden çıkarken, kendime bir soru sordum: “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü kaç TL?” Ama bu soru sadece parayı değil, gerçekten hayatın gerçekliğini de sorgulayan bir soruydu. Çünkü biliyorum ki o köprüde her geçişte biraz cebimden, biraz da sinirimden kaybediyorum.
Hadi gelin, bu köprünün tarifesine yakından bakalım, ama biraz da bunu mizahi bir şekilde tartışalım. Zaten her şeyin fiyatı arttı, bir köprünün de artık ne kadar olduğunu sorgulamak, hiç de gereksiz değil.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Kaç TL? Hadi Söyle!
Evet, en önemli soruya gelelim: Fatih Sultan Mehmet Köprüsü geçiş ücreti, 2025 itibarıyla araç tipine göre değişiyor. Araçların sınıflarına göre ücretler belirleniyor. Eğer arabada tek başınaysan, 2. ve 3. sınıf araçlar arasında, ortalama olarak 16-20 TL arasında bir geçiş ücreti ödüyorsun. Şu an fiyatlar bir nebze daha arttı, çünkü biliyoruz ki “şu an değil de ne zaman?” dedikleri zaman geldi. Hani tam köprüye yaklaşırken “Aaa, ben bunu geçiş ücreti ödeyeceğim diye unuttum!” diye paniklemenizin sebebi işte budur. Gerçekten her gün, bir köprü, bir ücret, bir yeni korku.
Ama biliyor musunuz, zaman zaman düşünüyorum: Bu kadar arttı ücretler, ama yine de trafiği gördüğümde bir nebze rahatlıyorum. Çünkü o köprüdeki “para” sadece cebinizden gitmiyor, aynı zamanda yavaşlayan araçların yaratacağı stresle beraber psikolojinizden de kayboluyor. Benim gibi bir insan için bu, iki yönlü bir kayıp. Neyse ki günün sonunda, eve gidip Netflix izlemek gibi basit şeylerle biraz rahatlıyorum.
Bir Yoldaşla Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Hakkında Komik Bir Diyalog
Düşünsenize, ben ve bir arkadaşım (tabii ki karantina sonrasında, sokaklarda “Trafik yine mi?” sorusuyla başlamış bir sohbettir bu):
Ben: “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü geçişi ne kadar olmuş, duydun mu?”
Arkadaş: “Geçişi mi, sen de ne bileyim… Herhalde bir yıldız kayıp diye düşünüyordum da… Yani bayağı pahalı.”
Ben: “Aman, ya! Pahalı demişsin ama geçenlerde tam geçerken ‘Köprüye geçişi unuttum!’ diye düşündüm, 30 TL gitmişti. Ne olacak şimdi, geçiş bedava mı?”
Arkadaş: “Hah, işte sana köprünün tarifesi! Artık köprüden geçmek için de kredi çekmemiz lazım galiba!”
Bazen o kadar felsefi bir hâle bürünüyoruz ki, o kadar çok para ödüyoruz ki, köprü adeta bir yatırım gibi hissettiriyor. “Ne olacak ki, bir köprü daha geçti, bir yatırım daha yapıldı!” diye düşünüp rahatlıyorum.
Köprü Geçişleri ve Cebin: Şehirde Bir Tuhaflık
Bursa’da yaşadığım için, İstanbul’a sıklıkla gitmek zorundayım. Tabii ki bazen, “Bugün gitmem gerekmiyor” dediğimde, “Ya ama bir şeyleri kaçıracağım!” kaygısı beni gerginleştiriyor. Her geçen gün, İstanbul’da geçmek zorunda olduğum köprüler yüzünden cebimde daha fazla para kalmıyor gibi hissediyorum. Ve ne yazık ki, o köprüler sadece birer geçiş noktası değil. Adeta cebimdeki o para, geçiş için bir bilet gibi! Gerçekten, köprü geçişleri artık yavaş yavaş bir moda haline geliyor. Hangi köprü daha pahalı, en iyi geçiş nasıl olur, bu gibi sorular aklımda sürekli dönüp duruyor.
Bunu en çok da sabah trafiğiyle fark ediyorum. Bütün o araçlar bir araya geldiğinde, o köprünün her geçişinde “Bu geçişin değeri ne kadar arttı?” sorusunun kafamda yankılandığını hissediyorum. Artık köprü geçişi yapmak, bir tür yerleşik yaşam kültürünün parçası olmuş durumda. O kadar ki, insanlar “Köprüye geçiş ücreti ne kadar oldu?” diye değil, “Bugün ne kadar kalbim sıkışacak?” diye soruyorlar.
Trafik, Para, ve Psikoloji: Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Üzerine Düşünceler
Köprü geçiş ücretinin arttığı bu dönemde, bir yandan trafikte kaybolurken, diğer yandan cebimizdeki paranın azalması da bizi sarmaya başlıyor. Yani, bu noktada sadece “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü kaç TL?” sorusunu değil, aynı zamanda “Bu parayı vermek ne kadar adil?” sorusunu da sormak istiyorum. Benim gibi içsel olarak her şeyi fazla düşünen biri için, bir köprü geçiş ücretinin artması demek, bazen bir aksiyonu beklemek gibi oluyor.
İstanbul’daki köprülerde geçiş yapmak, gerçekten bir tür yaşamın testine dönüşmüş durumda. Zaten her şeyin fiyatı artmışken, bu köprüler de birer sembol haline gelmiş. Her geçişte biraz daha yoruluyor, biraz daha tükeniyorum. Ama en azından şunu biliyorum ki, o geçiş ücretinin bir anlamı var. O da şehri geçerken kazanılacak “daha fazla zaman” veya “yeni bir insanlık hikayesi” olabilir. Kim bilir?
Sonuç: Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Bizi Buldurur, Cebimizi Götürür!
Sonuç olarak, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün kaç TL olduğunu sorarken, aslında sadece parayı değil, zamanın, stresin ve yaşamın bedelini de sorgulamış oluyorum. Cebinizde bir kuruş kalmadığı için üzülürken, belki de o parayı ödemek, “Ben bu şehri geçebilirim” diyebilmek için gerekli bir adım. Neyse ki en kötü ihtimalle, “Bir sonraki köprüden geçerken, cebimde yeni bir strateji ile gelirim!” diye düşünüyorum. Yani, hayat böyle geçiyor…